top of page
Danışmanlık Alanları
Psikolojik destek almak; zihinsel, duygusal ve sosyal yaşam kalitesini artıran birçok fayda sağlar. Kendinize bu destek alanını açmayı ihmal etmeyin.
https://static.wixstatic.com/media/11062b_0b484817d7894a458fd9654165e90789~mv2.jpg
Depresyon, kişinin uzun süre boyunca çökkün ruh hali, ilgi ve zevk kaybı, enerji düşüklüğü gibi belirtiler yaşadığı; düşünce, duygu ve davranışları olumsuz etkileyen bir ruhsal durumdur.
Günlük yaşamı, işlevselliği ve ilişkileri belirgin şekilde zorlaştırabilir.
Obsesif kompulsif bozukluk (OKB), kişinin isteği dışında sürekli ve rahatsız edici düşünceler (obsesyonlar) yaşaması ve bu düşüncelerin yarattığı kaygıyı azaltmak için tekrarlayan davranışlar veya zihinsel eylemler (kompulsiyonlar) yapma ihtiyacı hissetmesiyle karakterize bir ruhsal bozukluktur.
Özellikleri:
• Temizlik, düzen veya kontrolle ilgili zorlayıcı düşünceler
• Kaygıyı azaltmak için tekrarlanan ritüeller
• Günlük yaşamda zaman kaybı ve işlevsellikte bozulma
Kişilerarası ilişkilerde bozukluklar, bireyin başkalarıyla sağlıklı iletişim kurma, duygusal yakınlık geliştirme, çatışmaları yönetme veya sosyal uyumu sürdürme konusunda sürekli güçlük yaşaması durumlarını ifade eder. Bu zorluklar ilişkilerde çatışma, uzaklaşma veya işlevsellikte azalmaya yol açabilir.
Kişilik bozuklukları, bireyin düşünme, hissetme, davranma ve ilişkiler kurma biçimlerinin kalıcı, katı ve toplumsal normlardan belirgin şekilde sapması ile karakterizedir. Bu bozukluklar, kişinin kendisi ve başkalarıyla ilişkilerinde sürekli sorunlar yaşamasına, uyum güçlüğü çekmesine ve yaşam kalitesinin düşmesine yol açar.
Başlıca özellikleri:
• Esnek olmayan davranış ve düşünce kalıpları
• Duygusal tepkilerde aşırılık veya yetersizlik
• Sosyal ilişkilerde çatışma ve sorunlar
• Kendi yaşamında işlevsellikte bozulma
Yas, bir kayıp sonrası yaşanan duygusal acı, üzüntü ve uyum sürecidir.
Matem ise bu yas duygusunun kültürel, toplumsal ve bireysel olarak ifade edilme biçimidir.
Yasın duygusal aşamaları genellikle şöyle özetlenir:
1. İnkâr: Kayıp gerçeğini kabul etmekte zorlanma, “Bu olamaz” düşüncesi.
2. Öfke: Kayıp nedeniyle kendine, başkalarına veya duruma yönelik kızgınlık.
3. Pazarlık: “Keşke…” düşünceleriyle kaybı geri alma ya da acıyı azaltma çabası.
4. Depresyon: Derin üzüntü, boşluk hissi ve yoğun duygusal çökkünlük.
5. Kabul: Kayıp gerçeğini kabullenme ve yaşamı yeniden düzenlemeye başlama.
Yeme bozuklukları, kişinin yemek yeme, kilo alma ve beden algısıyla ilgili sağlıksız düşünce ve davranışlar geliştirmesi ile karakterizedir.
En yaygın türleri:
• Anoreksiya nervoza: Aşırı kilo kaybı ve yemek kısıtlaması.
• Bulimia nervoza: Tıkınırcasına yeme ve ardından kusma veya aşırı egzersiz.
• Tıkınırcasına yeme bozukluğu: Kontrolsüz şekilde fazla yemek yeme, ama telafi davranışı yoktur.
Evlilikte görülen sorunlar genellikle şu alanlarda ortaya çıkar:
1. İletişim sorunları: Duyguların, düşüncelerin yeterince paylaşılmaması veya yanlış anlaşılmalar.
2. Güven eksikliği: Aldatma, dürüst olmama veya sürekli şüphe duyma gibi durumlar.
3. Çatışma ve anlaşmazlıklar: Maddi konular, çocuk eğitimi, görev paylaşımı veya değer farklılıkları nedeniyle yaşanan sürekli tartışmalar.
4. Duygusal yakınlık kaybı: Sevgi, ilgi veya şefkatin azalması, bağlanmada zayıflama.
5. Cinsel uyumsuzluk: İstek, frekans veya tatmin düzeyindeki farklılıklar.
6. Stres ve dış etkenler: İş stresi, aile baskısı veya sağlık sorunları gibi dışsal faktörlerin ilişkiyi zorlaması.
Bu sorunlar erken fark edilip sağlıklı iletişim ve çözüm yöntemleriyle ele alınmazsa evlilikte tatminsizlik ve çatışmaları artırabilir.
Hiperaktivite bozukluğu (genellikle Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu – DEHB kapsamında), kişinin yerinde duramama, aşırı hareketlilik, dürtüsel davranışlar ve dikkatini sürdürmede zorluk yaşadığı bir nörogelişimsel durumdur. Bu durum, okul, iş ve sosyal ilişkilerde uyum sorunlarına ve performans düşüklüğüne yol açabilir.
Travma, kişinin yaşadığı ya da tanık olduğu olayın aşırı tehditkar, korkutucu veya kontrol edilemez olması nedeniyle fiziksel ve duygusal olarak derin yara alması durumudur. Trafik kazası, şiddet, doğal afet veya kayıp gibi olaylar travmaya yol açabilir ve kaygı, korku, öfke, suçluluk veya uyum güçlükleri gibi tepkilerle kendini gösterebilir.
Bağlanma problemleri, kişinin çocuklukta veya yetişkinlikte güvenli bir duygusal bağ kuramaması nedeniyle başkalarıyla yakın ilişkilerde güvensizlik, kaygı, aşırı bağımlılık veya uzak durma gibi sorunlar yaşamasıdır. Bu durum, romantik ilişkiler, arkadaşlıklar ve aile ilişkilerinde duygusal uyum ve istikrarı zorlaştırabilir.
Çocuklarda tırnak yeme davranışı, genellikle stres, kaygı, sıkıntı veya sıkılma gibi duygusal durumlara tepki olarak görülen tekrarlayıcı bir alışkanlıktır. Bu davranış, bazen dikkat çekme veya kendini yatıştırma amacıyla da ortaya çıkabilir. Uzun süre devam ederse tırnaklarda hasar, enfeksiyon riski ve sosyal utanç gibi sorunlara yol açabilir.
Duygu durum bozuklukları, kişinin uzun süreli ve yoğun şekilde depresif, manik veya karışık ruh halleri yaşaması ile karakterize edilen ruhsal bozukluklardır. Bu durumlar, düşünce, davranış ve günlük yaşam işlevselliğini olumsuz etkiler.
Başlıca türleri:
• Depresyon: Sürekli üzüntü, ilgisizlik, enerji kaybı.
• Bipolar bozukluk: Depresif ve manik (aşırı coşkulu veya sinirli) dönemlerin dönüşümlü yaşanması.
• Distimi: Kronik, hafif fakat uzun süreli depresif ruh hali
Uyum bozuklukları, kişinin yaşamındaki stresli bir olaya (taşınma, boşanma, iş değişikliği, kayıp vb.) karşı duygusal veya davranışsal tepkilerini uygun şekilde yönetememesi durumudur. Bu bozukluklar genellikle üzüntü, kaygı, öfke, sosyal çekilme veya okul/iş performansında düşüş gibi belirtilerle kendini gösterir ve stresli olay ortadan kalktıktan sonra belirtiler genellikle azalır.
Çocuklarda inatlaşma davranışı, çocuğun istediğini yapmak için ısrar etmesi, kurallara veya yetişkin yönlendirmelerine sürekli karşı gelmesi ve sık sık “hayır” demesi durumudur. Bu davranış genellikle bağımsızlık kazanma, sınırları test etme veya dikkat çekme amaçlıdır. Uzun süre ve yoğun şekilde devam ederse aile içi çatışmalara ve sosyal uyum sorunlarına yol açabilir.
Ergenlik dönemi davranış bozuklukları, gençlerin kimlik arayışı, bağımsızlık isteği ve duygusal dalgalanmalar nedeniyle toplumsal kurallara, aileye veya otoriteye karşı sürekli ve tekrarlayıcı şekilde karşı gelmeleri durumunu ifade eder.
Bu davranışlar genellikle:
• İnatçılık ve tartışmacılık
• Saldırganlık veya öfke patlamaları
• Okul devamsızlığı veya performans düşüklüğü
• Riskli davranışlar (madde kullanımı, yasa dışı aktiviteler)
• Sosyal izolasyon veya olumsuz arkadaş gruplarına yönelme
Bu sorunlar, ergenin sosyal, akademik ve aile içi işlevselliğini olumsuz etkileyebilir ve erken müdahale önemlidir.
Ergenlik Psikolojisi yazımızı okumak için tıklayın. (https://www.melisayilmazerdogan.com/ergenlik-psikolojisi)
Danışmanlık Alanları
Adres
Dikilitaş Mahallesi Hakkı Yeten Caddesi
Selenium Plaza No:10/C 5.ve 6.kat
Beşiktaş/ İstanbul
Telefon
0532 540 71 15
bottom of page
