





Kendine alan açmak, hayata alan açmaktır.
Hayat, bizden sürekli güçlü olmamızı deÄŸil; zorlandığımızı fark edebilmeyi, durup kendimize dürüstçe bakabilmeyi ve gerçekten neye ihtiyacımız olduÄŸunu ciddiye alabilmemizi ister. ÇoÄŸu zaman her ÅŸeyi tek başımıza taşımamız gerektiÄŸini düÅŸünürüz, oysa insan iliÅŸkisel bir varlıktır ve kimse; her duyguyu, her yükü ve her sorunu yalnız başına taşımak zorunda deÄŸildir.
Destek almak; kendini önemsemenin, sınırlarını tanımanın ve yaÅŸamla daha saÄŸlıklı bir baÄŸ kurmanın doÄŸal bir parçasıdır. Kendimizi erteledikçe hayat akmaya devam eder ama biz içten içe uzaklaşırız; bu yüzden iyi hissetmeyi, anlamayı ve destek almayı bir lüks gibi deÄŸil, ruhsal ve zihinsel saÄŸlığımızın temel bir ihtiyacı olarak görmek gerekir.
İnsan, güvende hissettiÄŸi bir alanda rahatlar, anlaşıldığını hissettiÄŸinde güçlenir ve zamanla yaÅŸadıklarına daha sakin, daha dengeli ve daha ÅŸefkatli bir yerden bakmayı öÄŸrenir. Bu süreç hızlı çözümlerle deÄŸil; güvenle kurulan bir iliÅŸkiyle, doÄŸru sorularla ve sürdürülebilir bir farkındalıkla ilerler.
DeÄŸiÅŸim çoÄŸu zaman büyük kararlarla deÄŸil; kendimiz için attığımız küçük ama gerçek adımlarla baÅŸlar ve bu adımlar, hayatla kurduÄŸumuz iliÅŸkiyi fark etmeden dönüÅŸtürür. Çünkü insan, ancak kendini güvende hissettiÄŸinde açılır ve iyi hissetmek, çoÄŸu zaman dışarıdan deÄŸil, içeride kurulan bu saÄŸlam zeminden doÄŸar.
​
Gelin bu alanı birlikte açalım...​
​
Melisa Yılmaz Erdoğan
